Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Yemen’de su krizi: Bitmeyen acı hikayeler… | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Sana/Şarku’l Avsat

Yemen toplumunun karşılaştığı su krizi, kronik bir acı ile kökleşmiş bir kriz olmaya devam ediyor. Ancak öyle görünüyor ki bu hikaye, sonu olmayan birçok acı yüklü bölümden oluşuyor. Zira Yemenli aileler, her düzeyde yeterli su kaynaklarına erişim gibi ana yaşam gereksinimlerini karşılanmasına dair zor ekonomik koşullarla karşı karşıya kalmış durumda.

Bu acıya dair birçok hikaye anlatılabilir, buna 55 yaşındaki Ahmed’in hikayesi de dahil. Sivil bir memur olan Ahmed, Şarku’l Avsat’a acılarına ve ailesinin su krizi karşısındaki sıkıntılarına dair açıklamada bulundu; “Ailemle birlikle kiralık bir dairede yaşıyorum. Ev sahibi şu an bize sağlanan su tüketiminin maliyetini hesaplamak için özel sayaç yöntemi kullanıyor. Bu pahalı tüketim, bana aylık 3 bin riyale mal oluyor, ancak 9 bin veya 10 bin riyalden mustarip olan kimseler de var. Bu durum beni maddi açıdan çok yoruyor”.

Binlerce Yemenli aile, son zamanlarda Husi milislerin baskılarından mustarip. Bu çerçevede sağlıklı olmasa da su krizine dair alternatif ve ücretsiz kaynaklar aramaya başladılar. Bu bağlamda Ahmed yaptığı açıklamada, “11 kişiden oluşan büyük bir aileyiz. Hudeyde’deki diğer akrabalarımızın yaşamak için bizim yanımıza gelmesiyle de daha fazla suya ihtiyaç duymaya başladık. En büyük sorun, su faturasını ödeyemediğimiz zaman suyumuzu kesen bir ev sahibimizin olması. Bu durum, birçok defa merhametsizce bize karşı gerçekleştirildi. Alternatif olarak ailem ve ben, su depoları (mahalledeki hayırseverler tarafından kurulan serbest tankerler) veya yakınlardaki su pompalarından tasavvur edilemeyecek bir biçimde büyük bir sıkıntıyla su temin etmeye çalışıyoruz” dedi.

Suyun yüksek maliyeti, ailelerin ihtiyaçlarına ve büyük bir öncelik olarak addedilen diğer temel ihtiyaçlara cevap verilmemesine, aileleri yoksulluğa iten ciddi zorluklara itti.

Bu bağlamda Ahmed, “Su tüketimine dair bu fiyat artışı, maaşım üzerinde de büyük bir baskı uyandırdı. Çoğu gün çocuklarım, okullarına paraları olmadan ve hatta kahvaltı yapmadan gidiyor. Bütün bu öncelikleri nasıl düzene sokacağım, bilmiyorum. Hayatımdaki istikrar duygusunu kaybettim, sürekli kaygılı ve gerginim” şeklinde konuştu.

Binlerce Yemenli aileye su sağlama krizi, nicelik ve nitelik bakımından karmaşık görünmekte. Elde edilen, ancak ihtiyaçları karşılamayan su miktarında bir problem yaşanıyor. Aynı şekilde içme, yemek pişirme veya hijyen durumlarına ilişkin de suyun kalitesine dair bazı sorunlar mevcut.

Ahmed konuşmasının devamında, “Su elde etmemize rağmen, miktarı yeterli değil. Örneğin kıyafetlerimizi iki haftada bir yıkıyoruz, evimizi en sınırlı koşullarda temizliyoruz. Bu suyu, içme suyu olarak kullanamıyoruz, bu da içme suyu almak için ek bir maliyet anlamına geliyor. Hayatımızın etrafında artan petrol fiyatlarının canı cehenneme” ifadelerini kullandı.

Su tankerlerinin yükselen fiyatlarını takip ettiğimizde artış yaşandığına tanık olmaktayız. Bu artış, 2012 yılından günümüze kadar devam etti ve son 6 ayda da en yüksek hızı kaydetti.

Su tankeri sahibi olan 20 yaşındaki Abdul Kerim, yaptığı açıklamada, “Su tankerinin 2012 yılında 6 bin litresi bin 250 riyalin üstüne çıkmıyordu. 2013 yılında bin 500 riyale ulaştı. Ancak şu an 3 bin riyal civarında satışı yapılıyor. Şu anda 6 bin litre kapasiteli bir su tankeri, nakliye ve boşaltma maliyetine göre 6 bin ila 8 bin riyal arasında satılmakta (dolar karaborsada yaklaşık 750 riyale eşittir)” dedi.

Bu alanda kalite ve su kontrolü açısından bazı çabalar da ortaya koyuldu. Bu çerçevede su taşımacılığı için kullanılan bir tanker sahibi 23 yaşındaki Muhammed, “UNICEF tarafından günlük olarak su pompalarının takibi yapılıyor. Kuyu sahiplerine, zorunlu olarak su tankerlerine eklenmesi için klor sağlanıyor” ifadelerini kullandı.

Söz konusu 3 taraf arasında (üreticiler olarak su pompalarının sahipleri- dağıtım aracı olarak tankerlerin sahipleri- nihai tüketici), sorunun ana sebebinin petrol türevlerinin yüksek fiyatları olduğuna dair bir görüş birliği var.

Aynı şekilde bir su pompası sahibi olan 45 yaşındaki Abdullah, “Bizim sorunumuz yüksek dizel fiyatlarından kaynaklanıyor. 140 bin riyale 12 saat içinde tüketilen bir dizel varil satın aldım. Yüksek petrol fiyatları ve yedek parça maliyetleri dolayısıyla da sıkıntı çekiyorum” açıklamasında bulundu.

Bir su tankeri sahibi olan 40 yaşındaki Halid ise, “Açıkçası belirli bir fiyatla satma konusunda su pompalarının sahipleri üzerinde bir kontrol yapılmıyor” dedi. Su tankeri sahibi Muhammed de durumdan şikayet ederken, “Tanker sahipleri büyük bir sıkıntı çekiyor. Çalışmalarımızda dizel, petrol ve yağ kullanıyoruz. Bu da daha fazla maliyet gerektiriyor. Tüketici, sıkıntılarımızdan haberdar değil” şeklinde konuştu.

Öte yandan konuya dair uygulanabilecek çözümler de öneriliyor. Bu bağlamda Abdullah, “Kuyuların sınırları ve belirli çabayla petrol ürünlerinin tedariki hususunda her bir kuyunun işletme kapasitesine göre fiyatların azaltılmasını öneriyorum. Ancak kimse bizi desteklemiyor” dedi.

Su tankeri sahibi olan 26 yaşındaki Hüsam da “İndirimli fiyatlarla su üretimini destekleyen su pompalarının işletim imkanı, Su Bakanlığı veya Su Kaynakları Heyeti aracılığıyla ele alınabilir” önerisinde bulundu.

UNICEF’in bu alanda öncülük ettiği çabalar da sorunun büyüklüğünü hafifletmek için ortaya koyulan en önemli çabalardan biri. UNICEF Yemen Temsilcisi Dr. Meritxell Relano yaptığı açıklamada, “Yemen’de 4 milyon kişiye faydalı olacak 25 altyapı projesi tamamlandı ve 200 projeye de devam ediliyor. Kuruluşun 2018 yılı yanıt planı, su tedarik sistemlerinin işletilmesi için özel sektör katılımı ve yakıt sübvansiyonları yoluyla maliyetin düşürülmesi ve verimliliğin arttırılmasını içermektedir” dedi.

Yemen şehirlerine yönelik alternatif su kaynakları arayışı, başta kadın ve çocuklar olmak üzere birçok sosyal kesimi etkileyen bir sorun. Bu sorun, çocuklar üzerinde bir gölge oluşturmakta.

Bu çerçevede su taşımacılığında zor şartlar altında çalışan çocuklar, doğal yaşamlarının her düzeyinde mutsuzluğa tanık oluyor. 12 yaşındaki Ahmed, “Eve günlük olarak su taşıyorum. Okul günlerimde bile derslerim bittikten sonra buna devam ediyorum. Su satın alamıyoruz” dedi. Hudeyde şehrinin Hays kasabasından göç eden 15 yaşındaki Vesim ise “Okuyordum, ama şu an okulumu bıraktım. Burada yerinden edilmişler statüsünde yaşıyoruz. Hays’ta evime su getiriyordum, Sana’da da aynı göreve devam ediyorum. Bu işten nefret ediyorum, bunun bir çözümü yok” ifadelerini kullandı.

Bu acı verici durumun ortasında toplumun daha iyi bir yaşam sürme umutları da baki. Ancak çatışmaların devam etmesi, istikrarsızlığın sürmesi ve hizmet kurumlarının çöküşü Yemen toplumunda temel hizmetlerin bozulmasına yönelik bir başka tehdide yol açacak. Uluslararası ve yerel insani yardım kuruluşları tarafından sağlanan yardımlarsa tüm bu ihtiyaçların karşılanması için yeterli değil.